Vur hadi bir hamleyle çek tetiği. Yok olan kalp ağrı duyar mı hiç, kanar mı? Sensizlik ölümden bile zor. Her gün, her gün ölmek gibi acısı çok devası yok. Sensin devası ilaç gibi. Gittin kalbimi de aldın. Bak bende bir hiç bıraktın. Sen bensiz olursun. Ben sensiz yarım kaldım.


Hani derler ya Allah sevenleri kavuştursun biz kavuşamadık. O öldü, cennette belki ama ben ben her yerde onu görüyorum. Beni de al Allah'ım kurumuş topraklar gibi muhtacım ona.


Sensizlik ölümden bile zor diyorlar. Kaç kere ölmüşlerse..


Gül bahçesinde geçse de ömrüm senin üstüne gül koklamam gülüm, seni koklamak olsa da ölüm inan uğrunda ölmeye değersin gülüm.


Aşk gibi karanlık. Ölüm gibi aydınlık.


Gözlerin bana hayat verdi. Sensizlik ölümden beterdi. Geldiğin ilk vakit, seni bana verdi.


Sensizlik ölümden daha da zor canım.


Sensizlik ölümden beter, seninle olmak dünyaya bedel.


Casaret insanı zafere, kararsızlık tehlikeye, korkaklıkta ölüme götürür.


Ey insan! İnsanların çokluğuna bakıp da aldanma. Çünkü sen, yalnız ölecek, kabre yalnız girecek, yalnız kabirden kalkacak ve kendi hesabını yalnız vereceksin.


Ecel verileni almadan önce, verilmesi gereken her şeyi vermek gerekir.


"Ölüme gidelim" dedin de. "Tüp yok" mu dedik?


Elinizi vicdanınıza koyunuz ve kimsenin duymayacağı bir şekilde kendinize gerçeği itiraf ediniz. Hazır mısınız ölüm ötesi yaşama?


Ne bilginler geldi, neler buldular! Mumlar gibi dünyaya ışık saldılar. Hangisi yarıp geçti bu karanlığı? Birer masal söyleyip uyuya kaldılar.


Konuşmadan önce dinleyin,
Yazmadan önce düşünün,
Harcamadan önce kazanın,
Dua etmeden önce bağışlayın,
İncitmeden önce hissedin,
Nefret etmeden önce sevin,
Vazgeçmeden önce çabalayın,
Ölmeden önce yaşayın,
Hayat budur.
Onu hissedin, onu yaşayın
ve ondan hoşnut olun.


Ölümden korkan insanlar, pişman olanlardır. Pişman olmaktan korktukları için hiç bir şey yapmayanlardır.