İki dünya, iki duvar, iki kafes, iki kader, varsayalım ki iki insan, biri rüzgar olsun öteki yaprak. Sence rüzgar mı yaprağı çok sever? Yoksa yaprak mı rüzgarı? Rüzgar ki yaprağı gittiği her yere götürür. Yaprak ki rüzgara kanatlarını açar ellerini uzatır Rüzgarın esintisinden midir yoksa yaprağın hafifliğinden midir bilinmez ama bir aşktır ki yaprağı rüzgardan rüzgarı yapraktan ayıramıyor. Sence hangisi daha çok seviyor?


Bundan sonra yüzüme bakmaya cesaretin var mı? Belki desem, hala umudun var mı? Git desem, hayır demeye yüzün var mı?


Gitmek istiyorsa, bırak gitsin. Aklı başka yerde olanın, bedeni yanında olsun ister misin?


Ben şimdi dönüp gitsem ne olur biliyor musun? Kıyamet kopar,en iyi arkadaşın olur şeytanlar, bedenin ateşlerde yanar. Bunları kabul ediyorsan BEN GİDİYORUM YAR.


Gidene yol ver ki, gelen ayakta kalmasın. Gidene asfalt bile dökerim maksat daha hızlı gitsin.


Göz yaşım olsa ağlamam, sen gitme diye.


"Ölüme gidelim" dedin de. "Tüp yok" mu dedik?


Gittin de ayrıldık mı sanıyorsun? Sen orada sigaranı yakarsın, külü benim içime düşer.


Bir gidişi asla tek kişi hazırlamaz. Biri iter, diğeri gider.


Hiç bir şey yolunda gitmezken, sen nasıl gittin?


İnsan gülümseyiş ile gözyaşı arasında gidip gelen bir sarkaçtır.


Hiç bir aşk bittiği gün bitmez aslında. Giden için çok olmuştur biteli. Ama kalan için belli değildir, ne zaman biteceği.


Ben, sen ve O’nun kalktığı yere gittiniz mi?..


Dünya ve kainat, bilincinizde ufalıp kaybolup gitti mi hiç?


Yaradılmışın hakikatine eremeden giden insan, amadır.


Beklersen, sadece sana geleni alırsın ama eğer gidersen, istediğin her şeyi.


Gidecek hiç bir yeri yokken sana sığınan değil. Gidecek çok yeri olmasına rağmen senin yanında kalandır değerli olan.


Kime dersen git
Kendine döneceksin

Çölünü yürü
Dağını aş
Denizini geç

Başkasında aradığını kendinde bulacaksın