Bizim alemde Azrail bile racon kesemez.


Gülmek için mutluluğu beklersen, tebessüm bile edemeden ölürsün.


Çekeriz emaneti, bozarız adaleti. Mahallemizden geçilmez. Elimizden su içilmez. Biz de racon kesilmez.


Birine hak etmediği değeri verirsen, değer yitiren sen olursun. Kişiliksizi adam bilirsen, adamlığını unutan sen olursun. Yolsuzu kılavuz edinirsen, yolunu kaybeden sen olursun. Yüreğinin sesine kanıp gidersen, dönemeyen sen olusun. Sevmeyi bilmeyenden sevgi beklersen, seven de sen olursun ölende.Unutma.


Bu alemde raconu ben koyar, ben keserim. İşine gelmezse GAME OVER şekerim.


Bu alemde bizden başka yalnız Azrail racon keser.


Biz Polat gibi racon kesmeyiz. Çakır gibi kelle kesmeyiz. Sevdik mi tam severiz. Sevgimizi Allah'a emanet ederiz.


Sosyetenin cilalı taşlarında kadeh tokuşturmayı bilmesek de Şahin ile kalitelere racon kesmesini iyi biliriz.


Delikanlı dediğin adam; adam dövüp, herkese kabadayılık taslayan değil, akşam olup evine bir lokma yemek götürendir. İşte budur delikanlılık.


Her ne kadar kabadayılıkta gözümüz olmasa da dalımızı kıranın ağacını kökten sökmesini iyi biliriz.


Eğer kanlın varsa, seni vurmaya gelmişse ona şöyle de; delikanlıysan vur, vurmassan kurşunu ye. Bizim raconda gelipte vurmamak kafası ile öder. Seçim senin ya vur yada vurul.


Ömrümü sadaka verdim dilenci yıllara.


Deli kanlının kaşığına tükürülmez.


Delikanlılık racon kesmek, adam öldürmek, haraç kesmek değildir. Delikanlılık; akşam olunca evine ekmek götürmektir.


Yanımda yürümeyi beceremeyen; ardımdan dörtnala gelse ne yazar?


Ben yüreğimde idam ettiğim kişinin, sandalyesine tekmeyi vurmuşsam, dönüp geriye bir daha bakmam. Yaşıyor mu diye.