Asker Destanı (Ağıt)
Sevinerek yolcu ettik askere, öpüp kokladı sarıldı kaç kere. Dedim bugün yarın alır teskere. Tahta beşikler de yaydım eğittim, sütüm yoktu aç açına uyuttum, ne çileyle yoksullukla büyüttüm. Vurma zalim vurma benim kuzumu! Zaten felek güldürmemiş yüzümü, yollarda bırakma iki gözümü. Dul koymayın al duvaklı gelini, gidin bir de evde görün halini; çifte yavruları bekler yolunu...


Yeni neslin tüm ruhsal kuvvetlerine her özelliğin ve kabiliyetin zevki mühimdir. Daimi ve müthiş bir savaş şeklinde beliren milletler hayatının felsefesi, bağımsız ve mesut kalmak için bu yüksek özellikler şiddetle istemektedir.


Çocuklar geleceği yapacak adamlardır. Fakat geleceği yapacak olan bu çocukları yetiştirecek analar, babalar, kardeşler hepsi şimdiden az çok aydınlatılmalıdır ki, yetiştirecekleri çocukları bu millet ve memlekete hizmet edebilecek, yararlı ve faydalı olabilecek şekilde yetiştirsinler! Hiç olmazsa yetiştirmek lüzumuna inansınlar!


Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır.


Yarının teminatı olan çocuklarımıza yarının gözüyle bakalım ki yarınlarımız aydınlık olsun.


Bir çocuğu eğitmek o ülkenin kaderini belirler.


Çocuklar geleceğe gönderdiğimiz ve asla göremeyeceğimiz mesajlardır.


Her çocuğun olmak istediği bir hayali vardır.


Ebeveynlerin meşhur gafleti: Benim çocuğum yapmaz.


Çocuklar o kadar mahsumdur ki bir milletin savaşını bitirebilir.


Bütün ümidimiz gençliktedir


Çocuklarımızı artık düşüncelerini hiç çekinmeden açıkça ifade etmeye, içten inandıklarını savunmaya, buna karşılık da başkalarının samimi düşüncelerine saygı beslemeye alıştırmalıyız. (Mustafa Kemal Atatürk)


Çocukları sağlıklı ve bilgili yetiştirilmeyen uluslar, temeli çürük binalar gibi çabuk yıkılırlar.