Bir uçurum gözlerim, düşmesini bilene. Bir sevda türküsüyüm, duymasını bilene, öyle bir ateşim ki yanmasını bilene. Derin kederlerim var görmesini bilene.


Sen aşk nedir bilir misin? Ellerinde beni tutabilir misin? Yağmurlu bir havada yürürken, dilinde bir şarkı mırıldanıp beni bekleyebilir misin? Seni böyle delice düşündüren o kelimeyi söyleyebilir misin? Sen, seviyorum diyebilir misin? Sen şunu söylesene beni gerçekten sevebilir misin?


Gözlerinizi kapadığınız anda madde ötesine geçemiyorsanız, biliniz ki çileniz sürecek.


Biliniz ki, değerlendiremedikleriniz de en az değerlendirebildikleriniz kadardır.


Biliniz ki, zamanı geldiğinde dahi söylenemeyecek gerçekler vardır.


Rakamların sonu olmadığını bilirsiniz değil mi?


Yüzeyde kaldığınız sürece, dalgalardan kurtulamayacağınızı biliniz.


Bir insanı nasıl tanıyacağınızı biliyor musunuz?
Ne okuduğuna bakın,
Ne seyrettiğine bakın,
Duvarlarına ne astığına bakın,
Raflarına ne koyduğuna,
Nasıl konuştuğuna,
Nasıl dinlediğine,
Yapmanız gereken tek şey bakmaktır.
Bunlar size onun ruhunun nerede olduğu,
Ve neyle beslendiği konusunda, her şeyi bildirir.


Çok gezen mi bilir, çok okuyan mı? Bence en çok kazık yiyen bilir.